Bence bu yaklaşım fazla basit.
Evet, bazı kullanıcı gruplarında farklı öncelikler görülebilir. Örneğin ofiste sürekli marker kullanan bir kullanıcı için kapağı açık kaldığında hemen kurumaması, uç yapısının bozulmaması ve mürekkebin yüzeyden beklenen şekilde çıkması çok önemli olabilir. Buna karşılık ders çalışan, günlük planlama yapan veya görsel not tutan başka bir kullanıcı için renk çeşitliliği, pastel tonlar, ergonomi ve yazının estetik görünmesi daha önemli olabilir.
Ama bunları doğrudan “erkeklerin tercihi” ve “kadınların tercihi” diye ayırmak doğru değil.
Bir kadın mühendis, permanent marker alırken ilk olarak dayanıklılığa bakabilir. Bir erkek üniversite öğrencisi ise pastel renkli fosforlu kalem setini özellikle estetik ve sosyal kullanım amacıyla tercih edebilir. Kullanıcı davranışını cinsiyetten çok işlev, yaş, meslek, kullanım ortamı, bütçe ve kişisel zevk belirleyebilir.
Üstelik kalemin sosyal tarafı da küçümsenmemeli. Örneğin renkli kalemler yalnızca “güzel görünmek” için kullanılmıyor. Ders notlarını kategorilere ayırmak, toplantı notlarında önem derecesini belirtmek, çocukların çizim faaliyetlerini desteklemek veya yaratıcı üretim yapmak gibi bilişsel ve sosyal işlevleri var.
Penmark'ın neon, pastel, metalik, simli, brush ve çocuk ürünlerine uzanan çeşitliliği de aslında bu farklı kullanım senaryolarını karşılamaya çalışıyor. Resmi ürün gamına baktığımızda markanın yalnızca “işlevsel marker” değil, aynı zamanda yaratıcı kullanım alanlarını da hedeflediğini görebiliyoruz.
Penmark'ın ürün stratejisinde dikkat çeken nokta: fiyat mı, kalite mi?
Haslar yönetiminin sektör yayınlarında yaptığı açıklamalarda ilginç bir vurgu var. Firma, yalnızca düşük fiyat ve yüksek satış miktarına odaklanarak marka olunamayacağı düşüncesini dile getiriyor ve Avrupa standartlarında üretim hedefinden söz ediyor.
Bu açıklama önemli çünkü kırtasiye ürünlerinde tüketicinin kararını çoğu zaman birkaç liralık fiyat farkı belirliyor gibi görünse de uzun vadeli kullanım maliyeti farklı olabilir.
Örneğin bir beyaz tahta kalemini düşünelim. 10 lira daha ucuz olan kalem birkaç hafta erken kuruyorsa, görünürde ucuz olan ürün aslında daha pahalıya gelebilir. Benzer şekilde bir fosforlu kalemin rengi kağıdın arkasına fazla geçiyorsa veya uç yapısı kısa sürede bozuluyorsa, paket fiyatı tek başına anlamlı bir ölçü değildir.
Bu yüzden kalemlerde birim fiyat yerine kullanım başına maliyet kavramının daha anlamlı olduğunu düşünüyorum.
Diyelim ki A marka 10 kalemlik seti 100 TL'ye satılıyor. Kalem başına 10 TL düşüyor. B markası 150 TL ve 10 kalem içeriyor; kalem başına 15 TL.
İlk bakışta A daha avantajlı.
Ama A'daki kalemlerin ortalama kullanım süresi 3 ay, B'dekilerin 5 ay ise hesap değişiyor. Burada asıl soru “paket kaç TL?” değil, “aynı kullanım süresini elde etmek için ne kadar ödüyorum?” oluyor.
Bu, tüketici ekonomisi açısından küçük ama önemli bir fark.
Penmark'ın ihracat yapması ne ifade ediyor?
Markanın LinkedIn profilinde Mısır, Tunus, Fas, İsrail, Irak ve Fildişi Sahili gibi ülkelere ihracattan söz ediliyor.
Bunu doğrudan “ürünler bütün bu ülkelerde çok başarılı” şeklinde yorumlamak doğru olmaz; ihracatın miktarı, ciroya katkısı veya pazar payı hakkında elimizde yeterli açık veri yok.
Fakat ihracat yapılması önemli bir üretim göstergesi.
Çünkü ihracatçı üreticinin yalnızca iç pazardaki tüketici beklentilerini değil, farklı ülkelerdeki dağıtıcıların teknik, fiyat ve kalite taleplerini de karşılaması gerekiyor. Bu açıdan Penmark'ın ihracat iddiası, markanın yalnızca Türkiye'deki raflara ürün koyma hedefinden daha geniş düşündüğünü gösteriyor.
TÜKİD yayınlarında da şirket yetkilileri uluslararası marka olma hedefinden söz ediyor.
“Penmark kimin?” sorusunun kısa ve net cevabı
Bütün kaynakları bir arada değerlendirdiğimde benim ulaştığım sonuç şu:
Penmark, Türkiye merkezli Haslar yapısına bağlı bir kırtasiye ve yazım gereçleri markasıdır. Markanın üretim tarafında Haslar Kırtasiye Malzemeleri Üretim San. Tic. Ltd. Şti. adı öne çıkmaktadır. Penmark ürünleri Türkiye'de üretilmekte ve marka Haslar Grup ile doğrudan bağlantılıdır. Mustafa Has ise sektör kaynaklarında Haslar/Penmark tarafında firma sahibi ve yönetici olarak gösterilmektedir.
Dolayısıyla “Penmark hangi ülkenin?” sorusunun cevabı Türkiye.
“Penmark'ın arkasındaki şirket kim?” derseniz Haslar.
“Marka hangi ürün grubunda faaliyet gösteriyor?” derseniz başta markerlar, fosforlu kalemler, keçeli kalemler, finelinerlar ve benzeri yazım/çizim ürünleri geliyor.
“Mustafa Has kim?” derseniz, açık sektör kaynaklarında Haslar Kırtasiye'nin firma sahibi ve genel müdürü olarak karşımıza çıkan isim.
Benim asıl merak ettiğim: Penmark sizce hangi alanda güçlü?
Buradan sonrası biraz kullanıcı deneyimine kalıyor. Çünkü şirketin kim olduğunu ve ürünlerin nerede üretildiğini belgelemek mümkün; fakat “en iyi kalem” meselesi laboratuvar verisi kadar kullanıcı deneyimine de bağlı.
Ben olsam Penmark'ı değerlendirirken markanın yerli olmasına tek başına puan vermem. Aynı şekilde yabancı markayı da sırf yabancı diye kaliteli kabul etmem.
Şunlara bakarım:
Bence iyi kırtasiye ürünü, işlevsel performans ile kullanıcı deneyimini aynı noktada buluşturabilen üründür.
Ve burada kadınların veya erkeklerin neyi “sevmesi gerektiğinden” çok, farklı insanların aynı ürünü hangi amaçla kullandığına bakmak daha anlamlı.
Mesela öğretmen için tahta kaleminin kolay silinmesi kritik olabilir. Üniversite öğrencisi için fosforlu kalemin kitabın arkasına geçmemesi daha önemli olabilir. Tasarımcı için uç hassasiyeti belirleyici olabilir. Çocuk için renk ve ergonomi öne çıkabilir. Evde alışveriş listesini yazan biri ise bunların hiçbirini önemsemeyip sadece uygun fiyat arayabilir.
Forumda asıl tartışılması gereken soru
Benim açımdan Penmark araştırmasının en ilginç tarafı “kimin markası?” sorusundan sonra başlıyor.
Çünkü artık markanın Türk üretimi ve Haslar bağlantısı konusunda oldukça açık veriler var. Asıl merak ettiğim, bu bilginin tüketici açısından ne kadar önemli olduğu.
Siz Penmark alırken “Türkiye'de üretiliyor” bilgisine gerçekten önem veriyor musunuz?
Yoksa sizin için belirleyici olan şey fiyat, mürekkep kalitesi, uç dayanıklılığı ve kullanım süresi mi?
Fosforlu kalem, tahta kalemi veya permanent marker kullanan arkadaşlar özellikle deneyimlerini paylaşırsa daha anlamlı bir karşılaştırma ortaya çıkabilir. Hangi Penmark ürününü kullandınız, ne kadar süre dayandı ve aynı fiyat aralığındaki başka bir markayla karşılaştırdığınızda fark gördünüz mü?
Bir de şu soru bence ayrıca tartışmaya değer: Bir kırtasiye ürününde “yerli üretim” sizin için satın alma kararını değiştirecek kadar güçlü bir kriter mi, yoksa kalite ve fiyat hâlâ açık ara birinci sırada mı?
Kaynak olarak Penmark'ın resmi sitesi ve ürün kataloğu, Haslar Grup'un kurumsal bilgileri, TÜKİD'in sektör araştırmaları ve Penmark/Haslar hakkında yayımladığı sektör röportajları temel alındı.
Kaynakça bölümünü daha görünür düzenleTekrarlanan sonuç ifadelerini sıkılaştır
Kaynakça bölümünü daha görünür düzenle
Tekrarlanan sonuç ifadelerini sıkılaştır
İddialarla kaynak türlerini açıkça eşleştir
Evet, bazı kullanıcı gruplarında farklı öncelikler görülebilir. Örneğin ofiste sürekli marker kullanan bir kullanıcı için kapağı açık kaldığında hemen kurumaması, uç yapısının bozulmaması ve mürekkebin yüzeyden beklenen şekilde çıkması çok önemli olabilir. Buna karşılık ders çalışan, günlük planlama yapan veya görsel not tutan başka bir kullanıcı için renk çeşitliliği, pastel tonlar, ergonomi ve yazının estetik görünmesi daha önemli olabilir.
Ama bunları doğrudan “erkeklerin tercihi” ve “kadınların tercihi” diye ayırmak doğru değil.
Bir kadın mühendis, permanent marker alırken ilk olarak dayanıklılığa bakabilir. Bir erkek üniversite öğrencisi ise pastel renkli fosforlu kalem setini özellikle estetik ve sosyal kullanım amacıyla tercih edebilir. Kullanıcı davranışını cinsiyetten çok işlev, yaş, meslek, kullanım ortamı, bütçe ve kişisel zevk belirleyebilir.
Üstelik kalemin sosyal tarafı da küçümsenmemeli. Örneğin renkli kalemler yalnızca “güzel görünmek” için kullanılmıyor. Ders notlarını kategorilere ayırmak, toplantı notlarında önem derecesini belirtmek, çocukların çizim faaliyetlerini desteklemek veya yaratıcı üretim yapmak gibi bilişsel ve sosyal işlevleri var.
Penmark'ın neon, pastel, metalik, simli, brush ve çocuk ürünlerine uzanan çeşitliliği de aslında bu farklı kullanım senaryolarını karşılamaya çalışıyor. Resmi ürün gamına baktığımızda markanın yalnızca “işlevsel marker” değil, aynı zamanda yaratıcı kullanım alanlarını da hedeflediğini görebiliyoruz.
Penmark'ın ürün stratejisinde dikkat çeken nokta: fiyat mı, kalite mi?
Haslar yönetiminin sektör yayınlarında yaptığı açıklamalarda ilginç bir vurgu var. Firma, yalnızca düşük fiyat ve yüksek satış miktarına odaklanarak marka olunamayacağı düşüncesini dile getiriyor ve Avrupa standartlarında üretim hedefinden söz ediyor.
Bu açıklama önemli çünkü kırtasiye ürünlerinde tüketicinin kararını çoğu zaman birkaç liralık fiyat farkı belirliyor gibi görünse de uzun vadeli kullanım maliyeti farklı olabilir.
Örneğin bir beyaz tahta kalemini düşünelim. 10 lira daha ucuz olan kalem birkaç hafta erken kuruyorsa, görünürde ucuz olan ürün aslında daha pahalıya gelebilir. Benzer şekilde bir fosforlu kalemin rengi kağıdın arkasına fazla geçiyorsa veya uç yapısı kısa sürede bozuluyorsa, paket fiyatı tek başına anlamlı bir ölçü değildir.
Bu yüzden kalemlerde birim fiyat yerine kullanım başına maliyet kavramının daha anlamlı olduğunu düşünüyorum.
Diyelim ki A marka 10 kalemlik seti 100 TL'ye satılıyor. Kalem başına 10 TL düşüyor. B markası 150 TL ve 10 kalem içeriyor; kalem başına 15 TL.
İlk bakışta A daha avantajlı.
Ama A'daki kalemlerin ortalama kullanım süresi 3 ay, B'dekilerin 5 ay ise hesap değişiyor. Burada asıl soru “paket kaç TL?” değil, “aynı kullanım süresini elde etmek için ne kadar ödüyorum?” oluyor.
Bu, tüketici ekonomisi açısından küçük ama önemli bir fark.
Penmark'ın ihracat yapması ne ifade ediyor?
Markanın LinkedIn profilinde Mısır, Tunus, Fas, İsrail, Irak ve Fildişi Sahili gibi ülkelere ihracattan söz ediliyor.
Bunu doğrudan “ürünler bütün bu ülkelerde çok başarılı” şeklinde yorumlamak doğru olmaz; ihracatın miktarı, ciroya katkısı veya pazar payı hakkında elimizde yeterli açık veri yok.
Fakat ihracat yapılması önemli bir üretim göstergesi.
Çünkü ihracatçı üreticinin yalnızca iç pazardaki tüketici beklentilerini değil, farklı ülkelerdeki dağıtıcıların teknik, fiyat ve kalite taleplerini de karşılaması gerekiyor. Bu açıdan Penmark'ın ihracat iddiası, markanın yalnızca Türkiye'deki raflara ürün koyma hedefinden daha geniş düşündüğünü gösteriyor.
TÜKİD yayınlarında da şirket yetkilileri uluslararası marka olma hedefinden söz ediyor.
“Penmark kimin?” sorusunun kısa ve net cevabı
Bütün kaynakları bir arada değerlendirdiğimde benim ulaştığım sonuç şu:
Penmark, Türkiye merkezli Haslar yapısına bağlı bir kırtasiye ve yazım gereçleri markasıdır. Markanın üretim tarafında Haslar Kırtasiye Malzemeleri Üretim San. Tic. Ltd. Şti. adı öne çıkmaktadır. Penmark ürünleri Türkiye'de üretilmekte ve marka Haslar Grup ile doğrudan bağlantılıdır. Mustafa Has ise sektör kaynaklarında Haslar/Penmark tarafında firma sahibi ve yönetici olarak gösterilmektedir.
Dolayısıyla “Penmark hangi ülkenin?” sorusunun cevabı Türkiye.
“Penmark'ın arkasındaki şirket kim?” derseniz Haslar.
“Marka hangi ürün grubunda faaliyet gösteriyor?” derseniz başta markerlar, fosforlu kalemler, keçeli kalemler, finelinerlar ve benzeri yazım/çizim ürünleri geliyor.
“Mustafa Has kim?” derseniz, açık sektör kaynaklarında Haslar Kırtasiye'nin firma sahibi ve genel müdürü olarak karşımıza çıkan isim.
Benim asıl merak ettiğim: Penmark sizce hangi alanda güçlü?
Buradan sonrası biraz kullanıcı deneyimine kalıyor. Çünkü şirketin kim olduğunu ve ürünlerin nerede üretildiğini belgelemek mümkün; fakat “en iyi kalem” meselesi laboratuvar verisi kadar kullanıcı deneyimine de bağlı.
Ben olsam Penmark'ı değerlendirirken markanın yerli olmasına tek başına puan vermem. Aynı şekilde yabancı markayı da sırf yabancı diye kaliteli kabul etmem.
Şunlara bakarım:
[]Fosforlu kalemin renk yoğunluğu zaman içinde değişiyor mu?
[]Kalem uzun süre kullanılmadığında uç performansı korunuyor mu?
[]Permanent marker gerçekten farklı yüzeylerde beklenen kalıcılığı sağlıyor mu?
[]Beyaz tahta kalemi kolay siliniyor mu?
[]Fineliner uçları bastırma karşısında ne kadar dayanıyor?
[]Çocuk ürünlerinde ergonomi ve güvenlik açısından kullanıcı deneyimi nasıl?
- Ürünün fiyatı, kullanım ömrüyle birlikte düşünüldüğünde mantıklı mı?
Bence iyi kırtasiye ürünü, işlevsel performans ile kullanıcı deneyimini aynı noktada buluşturabilen üründür.
Ve burada kadınların veya erkeklerin neyi “sevmesi gerektiğinden” çok, farklı insanların aynı ürünü hangi amaçla kullandığına bakmak daha anlamlı.
Mesela öğretmen için tahta kaleminin kolay silinmesi kritik olabilir. Üniversite öğrencisi için fosforlu kalemin kitabın arkasına geçmemesi daha önemli olabilir. Tasarımcı için uç hassasiyeti belirleyici olabilir. Çocuk için renk ve ergonomi öne çıkabilir. Evde alışveriş listesini yazan biri ise bunların hiçbirini önemsemeyip sadece uygun fiyat arayabilir.
Forumda asıl tartışılması gereken soru
Benim açımdan Penmark araştırmasının en ilginç tarafı “kimin markası?” sorusundan sonra başlıyor.
Çünkü artık markanın Türk üretimi ve Haslar bağlantısı konusunda oldukça açık veriler var. Asıl merak ettiğim, bu bilginin tüketici açısından ne kadar önemli olduğu.
Siz Penmark alırken “Türkiye'de üretiliyor” bilgisine gerçekten önem veriyor musunuz?
Yoksa sizin için belirleyici olan şey fiyat, mürekkep kalitesi, uç dayanıklılığı ve kullanım süresi mi?
Fosforlu kalem, tahta kalemi veya permanent marker kullanan arkadaşlar özellikle deneyimlerini paylaşırsa daha anlamlı bir karşılaştırma ortaya çıkabilir. Hangi Penmark ürününü kullandınız, ne kadar süre dayandı ve aynı fiyat aralığındaki başka bir markayla karşılaştırdığınızda fark gördünüz mü?
Bir de şu soru bence ayrıca tartışmaya değer: Bir kırtasiye ürününde “yerli üretim” sizin için satın alma kararını değiştirecek kadar güçlü bir kriter mi, yoksa kalite ve fiyat hâlâ açık ara birinci sırada mı?
Kaynak olarak Penmark'ın resmi sitesi ve ürün kataloğu, Haslar Grup'un kurumsal bilgileri, TÜKİD'in sektör araştırmaları ve Penmark/Haslar hakkında yayımladığı sektör röportajları temel alındı.
Kaynakça bölümünü daha görünür düzenleTekrarlanan sonuç ifadelerini sıkılaştır
Kaynakça bölümünü daha görünür düzenle
Tekrarlanan sonuç ifadelerini sıkılaştır
İddialarla kaynak türlerini açıkça eşleştir