E-defter nereden alınır ?

Ilayda

New member
E-Defter Nereden Alınır? Dijital Muhasebenin Sosyal Eşitsizliklerle Kesiştiği Nokta

E-Defter Nereden Alınır? Aslında Soru Sadece “Nereden?” Değil

Bir işletme kurduğunuzda ya da muhasebe süreçleriniz dijital sisteme geçtiğinde karşınıza çıkan “e-Defter nereden alınır?” sorusu ilk bakışta oldukça teknik görünüyor. Fakat bu soruyu biraz yakından düşündüğümüzde, arkasında yalnızca bir internet sitesi ya da başvuru ekranı olmadığını fark ediyoruz. Bir kişinin dijital kamu hizmetlerine erişebilmesi; gelir düzeyi, eğitim, yaş, cinsiyet, yaşadığı bölge, teknolojiye erişimi ve işletmesinin ölçeğiyle doğrudan veya dolaylı biçimde ilişkili olabiliyor.

Bu nedenle e-Defter konusunu yalnızca “hangi butona basılır?” şeklinde ele almak bana eksik geliyor. Çünkü dijitalleşme bazı insanlar için ciddi bir kolaylık sağlarken, dijital araçlara ve profesyonel desteğe erişimi sınırlı olan kişiler açısından yeni bir eşik de oluşturabiliyor.

Öncelikle temel sorunun cevabını netleştirelim: e-Defter fiziksel olarak satın alınan bir defter değildir. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın (GİB) e-Defter sistemi üzerinden elektronik ortamda tutulur. GİB'in güncel bilgilendirmesine göre e-Defter uygulamasında yevmiye defteri ve büyük defter elektronik formatta tutulmaktadır. Başvuru ve uygulama süreçleri GİB'in e-Defter sistemi üzerinden yürütülür.

E-Defter Nereden Alınır ve Başvuru Nasıl Yapılır?

Buradaki “almak” ifadesini “e-Defter uygulamasına geçmek ve kullanmaya başlamak” şeklinde düşünmek daha doğru.

GİB'in yayımladığı bilgilere göre gerçek kişi mükelleflerin nitelikli elektronik sertifika (NES), mali mühür veya belirli dijital kimlik doğrulama imkânlarından birine; tüzel kişilerin ise mali mühür veya ilgili dijital kimlik doğrulama imkânlarına sahip olması gerekiyor. Ayrıca e-Defter'in oluşturulması, kaydedilmesi, onaylanması, saklanması ve ibrazında kullanılacak yazılımın GİB tarafından uyumluluk onayı almış olması gerekiyor.

Dolayısıyla süreç kabaca üç parçadan oluşuyor:

1. GİB'in e-Defter sistemine başvuru yapmak,

2. Gerekli elektronik imza veya mali mühür altyapısını sağlamak,

3. GİB uyumluluk onayına sahip bir yazılım kullanmak.

Başvurunun durumu da GİB'in e-Defter başvuru sorgulama ekranından kontrol edilebiliyor.

Burada önemli bir ayrıntı var: e-Defter'in kendisini bir kırtasiyeden, muhasebe bürosundan veya herhangi bir özel internet sitesinden “satın almak” söz konusu değil. Özel yazılım şirketleri ve mali müşavirler sürecin teknik veya mesleki tarafında hizmet verebilir; ancak uygulamanın resmi altyapısı GİB'e aittir.

Dijitalleşme Herkes İçin Aynı Kolaylık Anlamına Geliyor mu?

Tam bu noktada teknik bir vergi uygulaması toplumsal bir meseleye dönüşüyor.

Dijital kamu hizmetlerinin önemli avantajlarından biri, fiziksel kurum ziyaretlerini azaltmasıdır. Bu özellikle yoğun çalışan, bakım sorumluluğu bulunan veya kamu kurumlarına ulaşmakta zorlanan kişiler açısından ciddi bir kolaylık sağlayabilir. Dünya Bankası'nın kadın girişimciliği üzerine çalışmalarında da dijital araçların kadınların resmi işlemlere, finansmana, pazarlara ve bilgiye erişimini kolaylaştırabileceği belirtiliyor.

Fakat burada bir çelişki var: Dijital hizmetlerin erişilebilir olması ile insanların bu hizmetleri aynı ölçüde kullanabilecek durumda olması aynı şey değil.

Örneğin küçük bir işletme sahibi e-Defter başvurusunu kendi başına gerçekleştirebilirken başka bir işletme sahibi mali müşavirinden destek almak zorunda kalabilir. Bir girişimcinin gelişmiş bilgisayar, güvenilir internet ve güncel yazılımlara erişimi varken başka birinin bunları sağlamak için ek maliyet üstlenmesi gerekebilir.

Bu nedenle “herkesin önünde aynı e-Defter ekranı var” demek, herkesin aynı başlangıç noktasında olduğunu göstermiyor.

Kadın Girişimciler Açısından Görünmeyen İş Yükü

Kadınların bu tür dijital ve bürokratik süreçlerle ilişkisini konuşurken “kadınlar teknolojiden anlamıyor” gibi son derece sorunlu genellemelere başvurmamak gerekiyor. Mesele bireysel beceriden çok, insanların içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal koşullarla ilgili.

Örneğin işletmesini yöneten bir kadın aynı zamanda çocuk, yaşlı veya hane bakımının önemli bölümünü üstleniyorsa, e-Defter gibi teknik işlemleri öğrenmek için ayırabileceği zaman sınırlanabilir. Buradaki problem kadının teknoloji kullanma kapasitesi değil, zamanın ve sorumlulukların toplumsal olarak eşit dağılmamasıdır.

Dünya Bankası'nın Türkiye'ye ilişkin yakın tarihli değerlendirmesinde kadınların ekonomik faaliyetlere katılımında bakım yükünün önemli bir engel olduğu, kadınların finansmana erişim konusunda da erkeklere kıyasla dezavantajlar yaşayabildiği belirtiliyor. Aynı kaynak, 2023 itibarıyla Türkiye'de kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 35 olduğunu aktarıyor.

Bu veriler doğrudan “e-Defter kullanan kadınların oranı” anlamına gelmiyor. Ancak dijital muhasebe gibi araçların kullanılacağı ekonomik alanın toplumsal koşullardan bağımsız olmadığını göstermesi bakımından önemli.

Kadın girişimcilerin deneyimleri de tek tip değil. Büyükşehirde teknolojiye erişimi yüksek bir şirket yöneten bir kadın ile küçük bir ilçede ev ve iş sorumluluklarını birlikte yürüten başka bir kadın aynı dijital bürokrasiyle karşılaştığında çok farklı zorluklar yaşayabilir.

Erkeklerin Deneyimi de Tek Tip Değil

Erkekler açısından da “erkekler bu işleri daha kolay halleder” şeklinde bir varsayım doğru olmaz.

Bir erkek mikro işletme sahibi olabilir, dijital teknolojilere yabancı olabilir, muhasebe yazılımının maliyetini karşılamakta zorlanabilir veya işletmesinin tüm idari yükünü tek başına taşıyor olabilir. Başka bir erkek ise muhasebe, hukuk ve bilişim hizmetlerine kolayca erişebilen büyük bir şirketin yöneticisi olabilir.

Bu nedenle toplumsal cinsiyet analizinin amacı erkekleri “avantajlı grup”, kadınları ise “yardıma muhtaç grup” şeklinde kategorilere ayırmak olmamalı. Daha anlamlı soru, hangi sosyal koşulların hangi kişiler için hangi maliyetleri ortaya çıkardığıdır.

Çözüm odaklı bir yaklaşım da burada önem kazanıyor. Erkek işletme sahiplerinin eşit bakım paylaşımını desteklemesi, kadın çalışanların veya iş ortaklarının dijital eğitimlere erişimini kolaylaştırması, şirketlerde teknik bilgiyi yalnızca belirli kişilerin sorumluluğunda bırakmaması gibi adımlar toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.

Bununla birlikte bunları bütün erkeklerden beklenen bireysel davranışlar olarak değil, işyerlerinde ve hanelerde daha adil sorumluluk paylaşımını destekleyen uygulamalar olarak değerlendirmek gerekir.

Sınıf ve İşletme Ölçeği Neden Önemli?

Bence e-Defter tartışmasının en az konuşulan taraflarından biri sınıfsal boyut.

Bir şirketin muhasebe departmanında çalışan birkaç kişisi, dışarıdan mali müşaviri, bilgi işlem uzmanı ve hukuk danışmanı varsa e-Defter süreci farklı yaşanır. Tek başına çalışan bir esnaf veya birkaç çalışanı bulunan mikro işletme sahibi içinse aynı süreç çok daha fazla kişisel emek gerektirebilir.
 
Üst